İstanbul Aile Danışmanlık Merkezi
Randevu : 0533 373 81 23

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/psikolojikdanismanlar
  • https://www.twitter.com/pedagoglar
Bireysel Terapi
Depresyon, Stres, Sosyal Fobiler ve korkular, Panik Atak, Takıntı Bozuklukları, Travma, Öfke Kontrolü, Sınav Kaygısı, Yeme bozuklukları, Uyku bozuklukları gibi.
Evlilik Terapisi
Evlilik Eğitimi, Fölrt Dönemi, Eş Seçimi, Nişanlılık Dönemi, Karakter Testi, Gebelik Dönemi Problemleri gibi konularda profesyonel eğitim alabilirsiniz.
İlişki Koçu
Evlilik sorunları, Aile içi problem çözme, Kıskançlık, Eşler arası uyum sorunları, Eşler arası cinsel problemler, Aldatma, Boşanma ve boşanma sonrası gibi konularda profesyonel yardım alabilirsiniz.
Aile Terapisi
Evlilik sorunları, Anne-Baba tutumları, Aile içi problem çözme, Kıskançlık, Eşler arası uyum sorunları, Eşler arası cinsel problemler, Aldatma, Boşanma ve boşanma sonrası gibi konularda profesyonel yardım alabilirsiniz.
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret39175
Site Haritası
Takvim
Aidat Borcu Sorgulama

Bize 0533 373 81 23 ten ulaşabilirsiniz Aramanızı tavsiye ediyorum. 

İstanbul'un 39 ilçesi hakkında öğrenmek istediğinzi her şey burada: Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Beykoz, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu Aile Evlilik Çift Terapisti Danışmanı Psikoloğu Pedagogu burada var.

www.istanbulailedanismamerkezi.net

İSTANBUL YAŞAM KOÇU YÜKSEL KÖKSAL05354336620

İSTANBUL YAŞAM KOÇU YÜKSEL KÖKSAL05354336620
yukselkoksal10@gmail.com
KAYNAYAN KURBAĞA SENDROMU EVLİLİK VE İLİŞKİLER
12/01/2018

 

‘’Kaynayan Kurbağa Sendromu’’ diye bilinen bir hikaye vardır. Eğer bir kurbağayı içinde sıcak su bulunan kaynayan bir kazana atılırsa, kurbağa can havliyle kazanın dışına fırlayacak ve canını kurtaracaktır.

Kaynayan bir kazan yerine, kurbağayı içinde oda ısısında ki su bulunan bir kazana atarsak, kurbağa orada duracaktır. Ve herhangi bir sorun algılamadığı için harekete de geçmeyecektir. Kazanın altı azar azar açıldığında, su yavaş yavaş ısınmaya başlayacak, ve kurbağa sıçramadığı gibi, ısınan suyun rehavetiyle gevşeyecek ve kendini bırakacaktır. Ve bir süre sonra, su iyice ısındığında, bu sudan çıkmam gerek diye düşünebilse bile artık zıplayacak enerjisi kalmamış olduğundan,  artık kurbağanın yavaş yavaş gelen sonu kabul etmekten başka çaresi kalmamıştır.

Kaynayan Kurbağa Sendromuna, ikili ilişkiler ve aile içi ilişkiler penceresinden bakmaya çalışalım.

Çiftler arası ilişkilerde, yaşanan ufak tefek sorunlar, çözülmemiş problemler, ifade edilmeyen ihtiyaçlar, bireylere acı vermeye başlar.

Çiftler arası iletişim, çözüme gitmeyen her sorun ile ilişki yara aldıkça, bireyler suyun kademeli ısınması gibi, sorunların ağırlığının yavaş yavaş artmasıyla çözüme yönelik bir eyleme geçmeyi başaramaz hale gelirler. Hatalı iletişimden kaynaklı çıkan her kavgadan sıkılan ve bıkan çiftler, çözümleyemedikleri sorunların gelecekte olası sonucuna ilişkiyi bırakmış olurlar.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; mevcut soruna çözüm aramadan ya da mevcut durumu değiştirmek için çaba sarf etmeden, çiftlerin yaşanan stres, acı ve sıkıntıya dayanabilme süreleri ortalama 7 yıl olarak tespit edilmiştir. Bu insan hayatı için çok uzun ve değerli bir zaman dilimidir.

Hiç tartışmadıklarını söyleyen çiftler, bu yedi yıllık sürecin içinde olabilirler mi acaba farkında olmaksınız. Belki de bir taraf sorun çıkmasın diye kaçmayı seçiyordur. Zira insan beyninin yaşamda kalmak için verdiği ilk iki tepki ‘savaş veya kaç’ tepkisidir. Birbirinden farklı iki bireyin, uyum sağlayana kadar seviyeli şekilde tartışması ve doğabilecek sorunları çözmeyi başarabilmeleri uzun süreli ilişkilerin formülü de olmaktadır.

Kurbağanın sıcak suya girince bir anda sıçraması beynin verdiği kaçma refleksini ya da suyun sıcaklığı ile savaşıp yaşama tutunmasını simgelemektedir. İkisi de kurbağayı kurtarır.

Bununla birlikte, savaş ve kaç tepkisi hayvanlarda ve insanlarda ortak olan sürüngen beynin bir fonksiyonu iken, insanı diğer varlıklardan ayıran ‘düşünme’  beynin korteks tabakasının yapabildiği bir beceridir.

Yaşanan sorunları halının altına süpürüp, acıdan ve stresten kaçan bireyler var olan sorunları büyüterek, evliliğin sonunu hazırlayabilecek gizli bir tuzağa kapıldıklarının farkında olamamaktadır esasında.

Yaşanan stres ve sorunlara karşı, Kaynayan Kurbağa Sendromuna düşmeden, evlilikte ve ilişkilerde, çözüm odaklı, etkili bir iletişim kurabilmek için bir uzmana başvurmakta geç kalmamalıyız. İlişkiyi kurtarmak için emek vermeli ve doyum veren, mutlu ve kaliteli bir ilişki için, etkili iletişimi öğrenmeyi seçmeliyiz.

Hadi şuan da siz de ilişkilerinize bir mercek tutun, geçmişte birbirinizi suçladığınız durumlar var mı?

Devamlı kavga ile sonuçlandığı için, konuşmaktan bile kaçındığınız çözümlenmemiş bir sorun var mı?

Karşılanmadığını düşündüğünüz ihtiyaçlarınız var mı?

Cinsel anlamda mutlu olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Anlaşılmadığınızı ve yalnız hissettiğinizi düşündüğünüz zamanlar var mı?

Kendinizi güvende, desteklenmiş ve onaylanmış hissediyor musunuz?

Kısaca biricik ve tek hayatınızda mutlu musunuz?

Cesurca bu sorulara cevap verin ve daha tatminkar, mutlu ve başarılı bir ilişki ve evlilik için hemen şimdi kazandan zıplayın ve kurtulun.

Sevgilerimle                                                                 

Yüksel Köksal

Aile Danışmanı/Kişisel Gelişim Profesyoneli

 

 

f



Paylaş | | Yorum Yaz
95 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Her İnsanın Sorunları Fırsata Dönüştürecek Bir Koçu Olmalı - 10/02/2018
Şuan senin hayatında sıkıntı oluşturan durumun belki de SENİN İÇİN BİR FIRSAT olabileceğini fark etmiş olabilseydin, Hayatında neler farklı olurdu?
ÇOCUĞUN BİLİŞSEL (ZİHİNSEL) GELİŞİMİ NASIL GERÇEKLEŞMEKTEDİR - 30/01/2018
Bireyin, çevresindeki dünyayı anlamasını ve öğrenmesini sağlayan aktif zihinsel faaliyetlerin gelişimine BİLİŞSEL GELİŞİM adı verilmektedir.
ÇOCUK EĞİTİMİNDE MODEL OLMA ve ANA-BABA FARKINDALIĞI - 28/01/2018
Sevdikleri, hayran oldukları, saygı duydukları, onlar gibi olmak istedikleri kişilerin değerlerini, davranışlarını ve düşüncelerini kendilerine örnek alırlar ve onlara benzemek isterler.
DÜŞÜNÜYORUM ÖYLEYSE KORKUYORUM - 28/01/2018
Herkes kaygılı, endişeli, gergin, korkmuş, sinirli veya paniklemiş hissetmenin neye benzediğini deneyimlerinden bilir.
BİÇTİĞİNİ BEĞENMİYORSAN EKTİĞİNE BAKACAKSIN - 28/01/2018
Geçen gün yakışıklı bir delikanlı ile tanıştım, 12 yaşlarında olmasına rağmen lise çağlarındaymış gibi olgun ve mükemmel bir delikanlı.
YÜKSELEN BAŞARI MODELİ İle ÖĞRENCİ KOÇLUĞU - 28/01/2018
Yükselen başarı modeli, öğrenciyi ZİHİNSEL/PSİKOLOJİK/BİYOLOJİK süreçlerinde bir bütün olarak ele alan, ebeveynleri İŞBİRLİKÇİ AİLELERE dönüştüren,
HAKİKAT İLE KARŞILAŞMAYA HAZIR MIYIM? - 28/01/2018
Acaba herkes farkındalık sağlayan bir koçluk sürecinden yarar sağlayabilir mi? Şöyle diyelim: Faydalanmak isteyen herkesin işine yarayabilir. Peki, neden birisi faydalanmak istemesin ki?
EĞER HASTA OLMAK İSTEMİYORSAN - 28/01/2018
Duygularını anlat. Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular; gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar.
YOKSA BEN DE SEVGİ BAĞIMLISI MIYIM? - 20/01/2018
Üzerine en çok şiir, roman, şarkı yazılan, film çekilen olgu ‘sevgi’ olsa gerek. Sevgisiz bir yaşam mümkün mü? Sevgi bir gereksinim mi, yoksa bir bağımlılık mı?
 Devamı